Advert
Advert

Yine, Yeniden ve Daima Merhaba

Yine, yeniden ve daima merhaba; her şey silinse de ben yazmaktan, üretmekten ve bu blogu yeniden ayağa kaldırmaktan asla vazgeçmeyeceğim.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yine, Yeniden ve Daima Merhaba

Yine, Yeniden ve Daima Merhaba

Arkadaşlar, dostlar ve dahi Romalılar merhaba…
Yine, yeniden ve daima merhaba demenin tam zamanı bu. Çünkü bazen hayat, “yeniden başla” tuşuna bizim yerimize basıyor. Bazen gönüllü olmadan, bazen elimizde olmadan, bazen de yutkunarak. Ama biliyorum ki, başlangıçlar hep kayıpların küllerinden doğar.

Bu yazıyı yazarken bir sayfanın daha kapandığını, ama aynı anda yepyeni bir sayfanın da açıldığını hissediyorum. Edebimeclis.com döneminde yaşadığım o talihsiz “server çökmesi” vakasını bilirsin. O zaman da emeklerim, kelimelerim, düşüncelerim bir gecede yok olmuştu. Şimdi, ironik biçimde, aynı kader beni bir kez daha ziyaret etti. Bu defa benosmancoskun.com’da…

Her Şeyin Yeniden Başlaması

Bir blogun çökmesi, teknik olarak belki bir “veri kaybı”dır ama benim için bundan çok daha fazlası. Yazdığın her satırda kendinden bir parça bırakırsın; kelimelerinle, ruhunla, hatıralarınla. Sunucu çökerken aslında sadece dijital bir sistem değil, bir insanın iç dünyasındaki küçük bir evren de çöker.
Ve o an geldiğinde, her şey bir anda sessizleşir.

Ama ben o sessizliği tanıyorum. Çünkü daha önce de oradaydım.
Sessizlik, benim için yenilginin değil, yeniden doğuşun sesidir.

Birçok kişi “yine mi sıfırdan başlıyorsun?” diye sorabilir. Cevabım net:
Evet. Yine. Yeniden. Ve daima.

Kayıp İçerikler, Kalan Ruh

Binlerce kelime, yüzlerce başlık, sayısız düşünce uçtu gitti.
Ama o içeriklerin özü hâlâ burada — belleğimde, kalemimde, parmak uçlarımda.
Yazının gerçek sahibi hiçbir zaman veritabanı değildir; yazının sahibi, onu yaşayana aittir.

O yüzden bu kez “kaldığımız yerden devam” etmiyorum. Çünkü o yer artık yok.
Onun yerine, daha sağlam bir temelden, daha disiplinli, daha odaklı, daha bilinçli bir yerden başlıyorum.
Blog yazarlığı benim için artık sadece bir hobi değil, bir meslek, bir yaşam biçimi, bir sorumluluk.

Bu Sefer Farklı Olacak

Her kayıptan sonra insan kendine söz verir.
Ama ben bu defa sadece kendime değil, sana da söz veriyorum.
Bu blogu, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kişisel bloglarından biri yapmaya yemin ettim.
Bir yıl içinde “blog denilince akla gelen ilk isim” olmayı hedefliyorum.
Büyük laf gibi duruyor, biliyorum.
Ama büyük hedefleri olmayan insanlar, küçük bahanelere sığınırlar.

Benim bahanem yok artık.
Sadece kalemim, düşüncelerim ve sen varsın.

Emek, İstikrar, Disiplin

Bir blogu büyütmek, bir ağacı büyütmek gibidir.
Toprağı hazırlarsın, tohumu atarsın, sularsın, güneşe tutarsın.
Sonra beklemeye başlarsın.
O “bekleme” kısmı sabır ister, sebat ister, inanç ister.

Ben o sabrı öğrendim.
İlk blogumu açtığım gün 3 kişi okumuştu.
Bugün on binler okuyor, yarın yüz binler, belki milyonlar okuyacak.
Ama sayılardan çok, bir kalpte yankı bulmak benim için daha değerli.

Artık “disiplin” benim için sadece bir kelime değil, bir yaşam tarzı.
Her sabah işe gitmeden önce yazmak, her akşam eve dönünce bir fikir not etmek, haftalık içerik planı oluşturmak…
Yani yazarlığı “ilham gelirse” yapılan bir şey olmaktan çıkarıp, “nefes alır gibi” yapılan bir rutine dönüştürmek.

Blogun Ruhunu Yeniden İnşa Etmek

Benosmancoskun.com artık sadece bir kişisel blog değil.
Bir fikir laboratuvarı, bir okur topluluğu, bir dayanışma alanı olacak.
Burada minimalizmden felsefeye, sinemadan tarihe, gündemden yazarlığa kadar her şey konuşulacak.
Ama her yazının merkezinde yine aynı şey olacak: insan.

Çünkü ben hiçbir zaman sadece “bilgi” vermek için yazmadım.
Ben dokunmak istedim.
Bir cümlenin içinde biri kendini bulsun istedim.
Bir satırda, “evet ya, ben de böyle hissediyorum” desin istedim.

Okurla Kurulan Bağ

Bugün burada olman — yani bu satırları okuman — benim için çok kıymetli.
Çünkü sen olmasan, bu yazının bir anlamı yok.
Ben yazsam da, internetin sonsuz boşluğunda kaybolup giderdi.

Ama sen okudun.
Ve o anda yazı tamamlandı.
Bir blog, okuruyla nefes alır.
Yani senin varlığın, benim kalemimin yakıtı.

O yüzden senden bir ricam var:
Beğendiğin yazıları paylaş.
Bir arkadaşına gönder, bir dostuna anlat, sosyal medyada paylaş.
Ve en önemlisi, yorum yap.
Çünkü bir yazar için en büyük motivasyon, okurunun “ben buradayım” demesidir.

Her Şeyin Bir Sebebi Vardır

Server çöktü, içerikler gitti, saatlerce uykusuz kaldım.
Ama belki de bütün bunların bir nedeni vardı.
Belki de evren, bana “artık daha büyük düşün” demek istiyordu.
Çünkü bazen yıkımlar, bizi yeniden inşa eder.

Bu yaşananlar bana şunu öğretti:
Bir blog, sadece HTML kodlarından ibaret değildir.
Bir blog, sahibinin karakterini taşır.
Ve karakter kolay kolay yıkılmaz.

Artık Daha Gerçek, Daha Samimi, Daha İnsanî

Yazdıklarım bundan sonra daha kişisel, daha çıplak, daha dürüst olacak.
Çünkü artık gizleyecek bir şeyim yok.
Hayatın bana ne verdiğini, ne aldığını, ne öğrettiğini açık açık anlatacağım.
Kendi hikâyemi, toplumun hikâyesiyle birleştirip anlatacağım.

Bu blogun en büyük iddiası şu olacak:
“Samimiyet.”

Kelimeler cilalanmayacak.
Gerçek duygular, gerçek düşüncelerle, gerçek insanlara ulaşacak.
Bu yüzden diyorum ki: Eğer sahiciliğe, düşünmeye, sorgulamaya, hissetmeye yerin varsa — burası senin de yerin.

Yol Haritası

Yeni dönemde içerikler şöyle ilerleyecek:

  • Her gün “Tarihte Bugün yazıları gelecek.

  • Her gün iki film önerisi paylaşılacak.

  • Her pazar bir kitap önerisi olacak.

  • Ve zaman zaman özel röportajlar, yaratıcı yazarlık rehberleri, minimalizm ve yaşam felsefesi yazıları eklenecek.

Yani blog, sadece bilgi değil, bir yaşam atlası haline gelecek.
Burası hem düşünenlerin hem hissedenlerin sığınağı olacak.

Nefes Aldığım Sürece Yazacağım

Bazen soruyorlar: “Bu kadar şey yaşadıktan sonra hâlâ neden yazıyorsun?”
Cevabı çok basit: Çünkü yazmazsam eksiliyorum.

Yazmak benim için terapi değil, varoluşun kendisi.
Yazmadığım gün, yaşamadığımı hissediyorum.
O yüzden, nefes aldığım sürece yazacağım.
Ve her yazı, hem bir iz bırakacak, hem bir nefes olacak.

Son Söz: Teşekkür

Bugün burada olduğun için teşekkür ederim.
Bu satırları okuduğun, zamanını ayırdığın için minnettarım.
Biliyorum, zaman çağımızın en kıymetli şeyi.
Ve sen onu bana verdin.
Bunun değeri, hiçbir istatistikle ölçülemez.

Eğer bir gün bu blog milyonlara ulaşırsa, bil ki temeli bugün seninle atıldı.
Çünkü sen, yeniden başlama cesaretimin şahidisin.

Yine, yeniden ve daima merhaba…
Bundan sonrası artık bizim hikâyemiz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Diğer içeriklere de göz atmayı unutma.
Bu blog bağımsız bir platformdur ve desteklerinle ayakta duruyor.
Bildirimleri açmayı unutma, çünkü bu yolculuk daha yeni başlıyor.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar